Üniversitemiz Senatosu Kudüs’teki olaylara duyarsız kalmadı

Üniversitemiz Senatosu Kudüs’teki olaylara duyarsız kalmadı

Üniversitemiz Senatosu ABD’nin İsrail Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıması ve ardından bunu protesto eden Filistinlilerin şehit edilmesini kınadı.
Rektörümüz Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek başkanlığında Rektörlük Binası önünde toplanan üniversitemiz senatosu ve akademisyenler, ellerindeki döviz ve pankartlarla yaşanan olaylara kayıtsız kalmadılar. Rektörümüz burada gerçekleştirdiği konuşmada, yaşanan olayları üzüntüyle karşıladığını belirterek, İsrail’i kınadı. Kudüs’ün İslam ümmetinin kalbi olduğunu vurgulayan Rektörümüz, İsrail tarafından işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki katliamın, vahşetin son bir örneğini bütün insanlık olarak canlı yayında izlediklerini söyledi. Rektörümüz konuşmasını “Yaşanan olayları Gümüşhane Üniversitesi olarak kınamak ve Senato kararı ile çıkarmak için bir araya geldik. 6 Aralık 2017 tarihinde ABD Başkanı Trump’ın Tel-Aviv’de bulunan başkentin Kudüs’e taşınacağını açıklamasıyla fitili ateşleyen süreç başlamış oldu. Bunun tesadüf olmadığını düşünüyoruz. Geçmiş yıllarda İsrail’in yaptığı katliamların hepsinde olduğu gibi bir kutsal ayda Ramazan ayı arifesinde böyle bir kanlı vahşeti, soykırımı bütün insanlık izlemiş oldu. İsrail, tarihine biraz baksa şu yaptığı zulmü, vahşeti yapmayacak milletlerden biridir. Çünkü bütün hayatları devletsiz, sürgün hayatıyla ve orta çağdan itibaren farklı milletler tarafından hastalıklı, toplum içerisine karışmaması gereken insanlar olarak görülmüş, tecrit edilmiş, gettolarda bütün hayatları geçmiş bir millet olarak başka bir millete bu uygulamaları reva görmeleri aklın eseri değildir. Bütün bu gelişmeler bize Türkiye’nin küresel güç olmasının gerekliliğini bir kez daha hatırlatıyor. Buna sadece İslam coğrafyasının Orta Doğu’nun değil, bütün insanlığın ihtiyacı var. Bütün insanları karşılıksız, sadece yaratıldığı için seven yegâne millet bizim milletimizdir. Aziz Türk milletinin bütün fertleri Türkiye’nin küresel güç olması noktasında en üstün gayreti gösterme zorunluluğuna sahiptir. Biran önce vahşetin durmasını temenni ediyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde kan aksın istemiyoruz. İsrail ve İsrail’i cüretlendiren ABD başta olmak üzere batıyı şiddetle kınıyoruz ve bu katliamın son olmasını diliyoruz. Umarız mübarek Ramazan ayının arifesinde gerçekleşen bu acı devam etmez.” sözleriyle sürdürdü.
Rektörümüz Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek’in konuşmasının ardından üniversitemiz senatosu tarafından hazırlanan basın açıklamasını, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bayram Nazır alanda bulunanlara sesli olarak okudu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“ABD, Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıyarak uluslararası hukukun en temel ilkelerini, uluslararası toplumun iradesini, tarihi ve sosyal gerçekleri hiçe sayan tutumunu sürdürmeyi tercih ettiğini göstermiştir.
ABD insanlığın hak, adalet ve hakkaniyet şuuruyla bağdaşmayan bu adımıyla tüm ilgili BM kararlarını, hatta kendi müktesebatını bile ihlal etmiş, uluslararası toplum nezdindeki inandırıcılığına zarar vermiş ve ihtilafın çözümünde arabulucu rolünü kaybetmiştir.
ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyarak, gerçekten barışı istediğini defalarca kanıtlayan Filistin tarafını cezalandırmıştır.
1948 yılında işgal ile başlayan ve Filistin topraklarının tamamını işgal etmek üzere devam eden İsrail politikası bir taraftan öldürme bir taraftan çocuklar dâhil hapsetme, ev ve işyerlerine el koyarak Yahudi yerleşimcileri yerleştirmek suretiyle hedefine ulaşmaya çalışmaktadır. 1967 yılından beri defalarca Mescid-i Aksa’da Cuma namazı kılınmasını engelleyen İsrail, Mescid’i tamamen ibadete kapatarak kendi mabetlerini inşa etmek arzusundadır. 
Son dönemde Kudüs’te ezanın yasaklanması, Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılması, ardından kapılarına metal arama dedektörlerin yerleştirilmesi, Mescid-i Aksa’ya girmek isteyen Filistinlilere yönelik saldırılar sonrasında Kudüs’te yaşayan Filistinliler tüm bu olanlara karşı tepki göstermişlerdir. İsrail ise namaz kılan insanlara ibadet halindeyken saldırmaya devam etmektedir. Bu saldırılar sırasında birçok kişi yaralanmıştır. İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırıları ve işlemiş olduğu suçları görüntülemek isteyen basın mensuplarına yönelik engelleme ve saldırılar da devam etmektedir.
Son olarak İsrail Terör Devleti, en temel hak ve özgürlüklerini kullanarak protesto eylemi yapan masum Filistin halkını 14 Mayıs 2018 tarihinde canlı yayında, Birleşmiş Milletlerin ve tüm dünyanın gözü önünde katletmiştir.
Kendisini demokrasi, özgürlük ve medeniyet havarisi olarak gören Batı, bu olaylara sessiz kalarak iki yüzlülüğünü göstermiş ve dünyaya adalet ve huzur getiremeyeceğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Terör eylemleri Paris’te, İspanya’da, Londra’da, New York’ta veya Batı şehirlerinde gerçekleştiğinde, bütün askeri ve siyasi platformları harekete geçiren Batı dünyası, aynı hadiseler İslam Coğrafyasında yaşandığında aynı tepkiyi ortaya koymamaktadır. Çünkü Ortadoğu ve İslam Coğrafyası’nda yaşanan hadiselerin failleri de kendileridir.
İşin daha da vahimi İslam coğrafyasını yöneten siyasi kuklaların, yönettikleri halkların hislerine tercüman olmayıp bu hadiselere sessiz kalmasıdır.
Buradan Gümüşhane Üniversitesi olarak dünyaya şu çağrıyı yapıyoruz:
-Mescid-i Aksa başta olmak üzere Kudüs’teki tüm kutsal mekânlar Filistinlilerin sorumluluğunda saygı içerisinde korunmalıdır.
-Gazze ve Filistin’e uygulanan abluka ve ambargo kalkmalıdır.
-İsrail işgal ettiği tüm Filistin topraklarını terk etmelidir.
-Filistinlilere yönelik suç işleyen her İsrailli yargılanarak cezalandırılmalıdır.
-Ramazan arefesinde yapılan bu katliamlar acilen durdurulmalıdır.
-ABD, BM, AB ve İslam İşbirliği Teşkilatı yapılan bu hukuk dışı uygulamalara bir an önce son verip, yaşanan olaylar karşısında sessiz kalmamalıdır.
-İslam coğrafyası namusu ve kutsalı olan Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’ya karşı olan sorumluluğunu yerine getirmeli, canı pahasına bu davaya sahip çıkmalıdır.”
  • Gösterim 293
  • Toplam 6