
Üniversitemizde Harşit Zaferi’nin Tarihî Önemi Ele Alındı
Üniversitemizde düzenlenen “Doğu Cephesi Direnişi: Harşit Savunması” başlıklı panelde, Birinci Dünya Savaşı’nın Doğu Cephesi’nde yaşanan gelişmeler, Rus işgaline karşı yürütülen Harşit Savunması’nın tarihî önemi ve bölgenin askerî mirasının gelecek nesillere aktarılması konusu ele alındı.
Üniversitemiz Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Doğu Cephesi Direnişi: Harşit Savunması” başlıklı panel, Harşit Savunması’nın tarihî, askerî ve toplumsal yönleriyle değerlendirilmesine imkân sağladı. Moderatörlüğünü Üniversitemiz öğretim üyesi Doç. Dr. İlhan Gök’ün yaptığı panele; Üniversitemizden Doç. Dr. Recep Çelik, Düzce Üniversitesinden Doç. Dr. Fatih Özçelik ve Giresun Yağlıdere Millî Eğitim Bakanlığı Şube Müdürü Adnan Yazıcı konuşmacı olarak katıldı.
Panelin açılışında konuşan Rektörümüz Prof. Dr. Oktay Yıldız, Harşit Savunmasının yalnızca bölge tarihi açısından değil, Türkiye’nin yakın tarihi ve Millî Mücadele süreci bakımından da son derece önemli olduğunu vurguladı. Harşit savunmasının toplumda yeterince bilinmediğine dikkat çeken Rektörümüz, Çanakkale Zaferi ve Sakarya Meydan Muharebesi gibi Türk tarihinin önemli dönüm noktaları arasında Harşit savunmasının da hak ettiği yeri alması gerektiğini ifade etti. Rektörümüz Yıldız, Harşit Zaferi'nin önemini şu sözlerle dile getirdi: “Çanakkale Türk tarihinde Millî Mücadele öncesinde ne kadar mühim ve ehemmiyetli ise Harşit Zaferi de o kadar önemlidir. Harşit Savunma Hattı, yaklaşık iki yıl boyunca Rus kuvvetlerinin ilerleyişini durduran önemli bir direniş hattı olmuştur. Eğer Harşit Zaferi olmasaydı, Rusların payitahta ulaşması durumunda bugün Millî Mücadele'nin başlangıç noktası olarak bildiğimiz Samsun dahi işgal altında olabilirdi.”
Rektörümüz, göreve başladığı günden itibaren Harşit Zaferi’nin tarihî öneminin ortaya çıkarılmasını öncelikli hedeflerinden biri olarak belirlediğini ifade ederek Üniversitemiz bünyesinde bu doğrultuda yürütülen çalışmaları anlattı. Bu kapsamda akademisyenlerin katılımıyla Harşit Zaferi Araştırma Grubu'nun oluşturulduğunu belirten Rektörümüz, Devlet Arşivleri ile gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Harşit Savunması’nı, bölgedeki savaşları ve savunma hatlarını konu alan yaklaşık 4 bine yakın tarihî belgenin Üniversitemize kazandırıldığını kaydetti. Söz konusu belgelerin akademisyenler tarafından incelendiğini, tercüme ve transkripsiyon çalışmalarının sürdürüldüğünü belirten Rektörümüz, savunma hattında yaşananların tarihî belgeler ışığında ayrıntılı biçimde ortaya konulmasının hedeflendiğini söyledi. Çalışmaların yalnızca arşiv belgeleriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Rektörümüz Prof. Dr. Oktay Yıldız, TÜBİTAK ve Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) destekleriyle Coğrafi Bilgi Sistemleri kullanılarak Harşit hattındaki mevzilerin ve savaş güzergâhlarının kayıt altına alınmasına yönelik çalışmaların da başlatıldığını ifade etti. Bunun yanı sıra bölgedeki köylerde sözlü tarih araştırmaları yürütülerek geçmişte yaşananların tanıklıklar ve yerel anlatılar aracılığıyla kayıt altına alınacağını belirten Rektörümüz, elde edilecek bilgilerin ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencilerin de okuyabileceği bir tarihî anlatıya dönüştürülmesinin amaçlandığını dile getirdi.
Çanakkale Savaşları üzerine yürütülen bilimsel çalışmaları örnek gösteren Rektörümüz, bölgede hâlen görülebilen savunma mevzilerinin önemli bir tarihî fırsat sunduğuna dikkat çekti. Bu mirasın bilimsel yöntemlerle belgelenmesinin ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurgulayan Rektörümüz; “50 yıl sonra sizlerin çocukları bu bölgeyle ilgili, Harşit Zaferi ile ilgili çok şeyler anlatacaklar.” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda katılımcılara Harşit Zaferi’nin tanıtılması konusunda öğrencilere önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Rektörümüz; “Sizlerden her birinizin okuldan mezun olduktan sonra bir Çanakkale Zaferi bilgisine sahip olmuş gibi Harşit Zaferi bilgisine sahip olmanızı ve Harşit Zaferi elçisi olmanızı arzu ediyorum.” diyerek etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve panelistlere teşekkür etti.
Harşit Savunması tarihî ve askerî yönleriyle değerlendirildi
Panelin ilk konuşmacısı Doç. Dr. Recep Çelik, Osmanlı Devleti’nin 19. yüzyıldaki siyasi ve askerî gelişmelerini, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin devlet yönetimindeki etkisini ve Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na giriş sürecini tarihî gelişmeler çerçevesinde ele aldı. Çelik, dönemin uluslararası siyasi dengeleri içerisinde Osmanlı Devleti’nin konumuna değinerek savaşın ortaya çıkışında etkili olan siyasi, askerî ve ekonomik gelişmeleri değerlendirdi.
Düzce Üniversitesi’nden Doç. Dr. Fatih Özçelik ise Osmanlı Devleti’nin Kafkas Cephesi’ndeki mücadelesi ve Harşit Savunması üzerine değerlendirmelerde bulundu. Harşit Savunması’na ilişkin farkındalığının çocukluk yıllarından itibaren bölgedeki aile büyüklerinden dinlediği hatıralarla oluştuğunu belirten Doç. Dr. Özçelik, tarihî tanıklıkların ve sözlü anlatıların arşiv belgeleriyle birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Harşit Savunması’nın Rusya ile uzun yıllara yayılan mücadelelerin son önemli aşamalarından biri olduğunu ifade eden Özçelik, bölgedeki yerel halkın hafızasında yaşayan anlatıların tarihî araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Üniversitemizin Harşit Savunması üzerine yürüttüğü arşiv, belgeleme ve bilimsel araştırma çalışmalarını değerli bulduğunu belirten Özçelik, Harşit Savunması’nın Millî Eğitim müfredatındaki tarih ders kitaplarında da müstakil bir konu olarak yer almasının önemine işaret etti.
Panelin son konuşmacısı Adnan Yazıcı ise yüksek lisans tezi kapsamında yürüttüğü ve kitaplaştırdığı arşiv araştırmalarına dayanarak Trabzon ve Gümüşhane çevresindeki işgal sürecini, bölgedeki askerî gelişmeleri ve Harşit Savunması’nın oluşumunu tarihî belgeler ışığında değerlendirdi. Trabzon Valisi Cemal Azmi Bey’in, Rus ilerleyişi karşısında devlet evrakı ve resmî malzemelerin düşman eline geçmesini önlemek amacıyla Trabzon’un tahliyesine karar verdiğini belirten Yazıcı, Nisan 1916 ile Şubat 1918 tarihleri arasında Trabzon vilayetinin Ordu'dan yönetildiğini ve bu süreçte bölge halkı için zorlu muhacerat yıllarının başladığını aktardı. Bölgedeki askerî harekâtın Vehip Paşa, Fevzi Paşa ve diğer komutanların sevk ve idaresinde yürütüldüğünü ifade eden Yazıcı, Harşit Çayı’nın kuzeyinde oluşturulan savunma hattının stratejik önemine değindi. Türk birliklerinin Rus kuvvetlerinin cephe gerisine sarkmasını önlemek amacıyla savunma hattını kademeli şekilde koruduğunu ve gerektiğinde kontrollü geri çekilme stratejisi uyguladığını belirtti. Rus kuvvetlerinin 19 Temmuz 1916'da Zigana üzerinden ilerleyerek Ardasa ve Gümüşhane'yi işgal ettiğini anlatan Yazıcı, işgal sonrasında kentte yayımlanan bildiriler, Rus yönetiminin uygulamaları ve bölgedeki askerî hareketlilik hakkında bilgi verdi. Rus kuvvetlerinin Gümüşhane merkezde Daltaban bölgesinde karargâh kurduğunu ve şehrin çeşitli noktalarına Rus bayrakları astığını belirten Yazıcı, işgalin bölge halkı üzerindeki etkilerini de tarihî belgeler üzerinden değerlendirdi.
Rus kuvvetlerinin Erikbeli ve Ardasa güzergâhlarından ilerleyerek Kürtün ve Araköy’ü işgal ettiğini, ardından Harşit Çayı’nın batısındaki Kabaktepe bölgesine geçtiğini belirten Yazıcı, Harşit (Doğankent) çevresine yönelik ilk Rus atışının 2 Eylül 1916 tarihinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Yazıcı, savunma hattının yeniden yapılandırılan 1. ve 2. Kafkas Kolorduları arasında paylaştırılmasıyla bölgede yürütülen askerî mücadelenin yeni bir aşamaya geçtiğini anlattı.
Program, katılımcıların değerlendirmeleri ve panelistlerin soruları yanıtlamasının ardından konuşmacılara plaket takdim edilmesiyle sona erdi.
